TuĞçE's profileblue angelPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
25 October Suskunum SanaHangi şiire başlasam suskunum sana Hangi güzelliği özlesem suskunum sana Hangi türküye uzansam suskunum sana Yeter olsun gözlerinde ışık fırtınası
19 October EYLÜL TUTSAKLARI
Bazı gün, kimi olay ya da küçük bir kıvılcımın çığır açtığı Yeni bir sayfa oluşturduğu anlar gibi. Sekiziydi. Çarşamba'ydı.. Öğle vaktiydi… A… tesislerinde geçmeyen zaman dilimine tutsakken Otobüsten inen ilk ve tek yolcuydun, mavi mavi İlk karşılaşma, ilk sarılış, ilk heyecan. ilk kıvılcımlarımız oldu Mavi bir peri kızı olarak işlediğimde seni belleğime Peri bacaları ziyaretimizin giriş kapısındaydık Heyecan kasırgasıyla kuraklaşan boğazlarımızı Çay ziyafetine yönlendirmeden valizini aldığımda, elinden Nasıl da kızmıştım ''valizimi neden sen taşıyorsun''?
O ilk çay, ilk sigara, ilk mola, ilk bakış, ilk sohbet Ve oturduğumuz o masa… çok konukladı bizi sonraları Her konukluğunda kıvılcımlar büyüttük yanardağ ateşiyle
Asi kardelen yüreklerimiz mi çevirmişti cennete? Akşamında ŞÖMİNE'li bir restoran ağırlarken bizi O asil, o mahzun, o hüzünlü prenses gibi oturuşun İlk güne, geceye, sevdamıza anlamlar yüklüyordu karşımda Bakarken, derinliklerinde kaybolduğum gözlerinden Ve dalga dalga içimi yakan dudağının kıvrımından Kaçırırken gözlerimi, kimseler yoktu bizden başka adeta…
Dokuzu gösterirken takvimler serin bir sabahta İlk sahanda yumurta eşliğinde ilk kahvaltımızdayız, ben gergince Uçhisar kalesinden panoramik görüntüyü izlerken Peri bacalarının tanıklığını düşündüm konuk aşklara Eski bir kilisenin tarihçesini anlatırken görevli, Kaç rahibe yıkanmıştı o kutsal banyoda, umarsız, Kaç kez şarap içmişlerdi kendi bağlarının üzümlerinden. Göreme'nin içinden Kızılırmak’a ulaşan kurumuş derenin Üzerine bent yapılmış yükseltisindeyiz seninle… Öğle saatlerinin güneşinden korunaklı bir ağacın altında, Piknik türü bir masadayız… çevrede köpek yavruları Çocukluğuma, gençliğime, askerliğime uzanıyorsun Albüm sayfalarını her çevirdiğinde… Günü geçirdiğimiz Göreme'de konuklanmalıyız bu gece Ahşabın dayanılmaz cazibesini egzotik dekorla bütünleştiren Bir SOFRA'da soluklanıyoruz akşam yemeğine… Giysilerini restoranın otantik havasıyla örtüştüren Sevimli bir garson kızın sunumunda, soğuk mezelerin, Ve ardından masada kırılan testi kebabının tadındayım, Sen hafif ve sebze ağırlıklı mezeleri tadarken Olur mu bir '' Ah ulan Rıza'' okumadan masadan kalkmak… Olanaklı olsaydı eğer zamanı durdurabilmek, yapabilseydim Geldiğimiz gün durdurmak isterdim... çünkü Şimdi takvimler on Eylül'de senin hüzünlüğündeydi… Kokusu ve kendi bende saklı bir tutam saçının ikizini Babadan oğula devam eden çömlek üreticisi ve Dünyanın ilk saç koleksiyoncusunda bırakacağın Söyle, hiç aklına gelir miydi Avanos'ta, Dallarını suya vermiş Söğüt ağacını, Manda'sız Kızılırmak'ta asma köprüde izlemekteyken… Çayın en güzel tadı idi kürsü üzerinde içtiğimiz… Güneşin batışını izlerken 'Gül Derlemeyi Bilmez Bizim Gençliğimiz' eşliğinde, En güzel yansımasıydı gözlerinde güneşin kızıllığı Ve bugün gördüğüm her gün batımında Bir çift göz düşer yüreğime, kızıl bir alev olur… SARAY gibi olmasa da mekânı, dekoru, görüntüsü Konuklandık yine bir akşam yemeğinde, açlık-tokluk arası
En güzel, en anlamlı, en koyu sohbetimizdi On bir tarihli güne başlangıcımız… Öğleni gösterirken saatler, en büyük sürprizdi bize Bağbozumu şenlikleri ve festivali… Ebru sanatını, fotoğraf sergisini izlerken yan yana, el ele Sanata, sanatçıya, emeğe saygıyı duyumsadık bir kez daha ve yine… Çaysız, Türk kahvesiz, sigarasız tamamlamak var mıydı günü? Dağıtamazsın sonra kafanı ve son anda fark edersin Karayoluna ters istikametten girdiğini güneş batarken… Yoksa son gecenin hüzünlerinde boğulan bir dalgınlık mıydı? Bir önceki gecenin bozkır soğuklarında üşüyen yüreğimizi ŞÖMİNE’li bir mekân ısıtmalıydı son gecemizde, Şarabımız, rakımız, mezelerimizle uğurlamalıydık kasvetimizi 'Bir kızın olsaydı ne yapardın' diye sorduğunda Dilime, ucuna gelen, geri giden tükenen sözcükleri Zaman tünelinde yitirdim, sonradan sana hatırlamak üzere…
Tutsak düştüğümüz ilk Eylül'de Güne son uyanışımız ve kahvaltımızdı ilklerin başlangıcında Hüzün çöktü Kapadokya'ya, siyaha döndü mavi-beyaz bulutlar Yanından, sağından, solundan, ortasından, kenarından Geçtiğimiz, geçeceğimiz, ardımızda kalan her Peri Bacası Hıçkırıklarına engel olurken hüzünlerimizde, Onca yolun farkında olmadan girdik otogara… Otobüsün basamağına ilk adımını atarken söylediğin 'Yerime oturduğumda gitmiş olmalısın, dayanamam' ile Nasıl dayanacağımı, yitirdiğim aklımı arıyordum aslında Üçüncü basamağına geldiğimde yolcu merdivenlerinin… Ayağım, elim, yüreğim, aklım, tüm uzuvlarım durmuş Yitip gitmiştim mahşeri bir karanlığın dipsiz kuyularında… Ta ki gideceğim yön yerine, geldiğim yöne girene dek...
Eylül’müydü, rüya mıydı, yaşamış mıydık, var mıydık? Dat dat diye uyaran otobüs şoförünün kornası olmasa Kendime nasıl döneceğimi bilemiyorken uyanmıştım.. Yüreğime akıttığım gözyaşlarım bir benzin istasyonunda Uykuya dalmam için zorlarken direksiyon başında beni Ya sen şimdi hangi molada kaçıncı çayındaydın Hostes kızın uyandırmalarının ardından… Hangi anılarımızı katıp, karıştırıp içiyordun çay kıvamında. Beraber içtiğimiz sigara öksüz kaldı şimdi… Yoldaydım, yoldaydın, gidiyordun, gidiyordum, uzaklaşıyorduk ***Eylül tutsaklarıydık biz… Ayrı yön ve kentlere gitsek de tutsaktık yüreklerimizce ***Eylül tutsaklarıydık biz… Ayrılıkların, evliliklerin, hüzünlerin, güz başlangıçlarının ***Eylül tutsaklarıydık biz… GEBERİYORUM
Take That Rule The World LyricsYou light the skies up above me
Sen benim üstümdeki gökyüzünü aydınlatıyorsun A star,so bright,you blind me Bir yıldız,parlaktı,gözümü kör ettin Dont close your eyes Gözlerini kapatma Dont fade away,dont fade away solma,solma Yeah,you and me we can ride on a star Evet,sen ve ben bir yıldızın üstüne binebiliriz If you stay with me girl Eğer benimle kalırsan tatlım We can rule the world Dünyaya hükmedebiliriz Yeah,you and me we can ligh up the sky Evet,sen ve ben gökyüzünü aydınlatabiliriz If you stay by my side Eğer benim yanımda kalırsan We can rule the world Dünyaya hükmedebiliriz If walls break down,I will comfort you Eğer duvarları yıkarsan,seni teselli ederim If angels cry,I'll be there for you Eğer melekler ağlarsa,senin için orada olacağım You've saved my soul Sen benim ruhumu kurtardın Dont leave me now Şimdi benden ayrılma Yeah,you and me we can ride on a star Sen ve ben bir yıldızın üstüne binebiliriz If you stay with me girl Eğer benimle kalırsan tatlım We can rule the world Dünyaya hükmedebiliriz Yeah,you and me,we can light up the sky Evet sen ve ben gökyüzünü aydınlatabiliriz If you stay by my side Eğer benim yanımda kalırsan We can rule the world Dünyaya hükmedebiliriz All the stars are coming out tonight Bütün yıldızlar bu gece dışarı geliyor They're lighting up the sky tonight Onlar bu gece gökyüzünü aydınlatıyor For you Senin için All the stars are coming out tonight Bütün yıldızlar bu gece dışarı geliyor They're lighting up the sky tonight Onlar bu gece gökyüzünü aydınlatıyor For you,for you Senin için,senin için Yeah,you and me we can ride on a star Evet,sen ve ben bir yıldızın üstüne binebiliriz If you stay with me girl Eğer benimle kalırsan tatlım We can rule the world Dünyaya hükmedebiliriz Yeah,you and me we can light up the sky Evet,sen ve ben gökyüzünü aydınlatabiliriz If you stay by my side Eğer benim yanımda kalırsan We can rule the world Dünyaya hükmedebiliriz All the stars are coming out tonight Bütün yıldızlar bu gece dışarı geliyor They're lighting up the sky tonight Onlar bu gece gökyüzünü aydınlatıyor For you,for you Senin için,senin için All the stars are coming out tonight Bütün yıldızlar bu gece dışarı geliyor They're lighting up the sky tonight Onlar bu gece gökyüzünü aydınlatıyor For you Senin için
10 October G ü l ü m s e y e nWe all need love, happiness. Here and there, we reach out with all our energy, trying to console our heart. She seeks the love she has lost, so long lost that we can not know what it was. We gaze at the sea, beauty, we listen to waves closing our eyes, feel the sticky wind on our face, smell of the moon and taste of salt. In every feeling and relation, we are seeking love.
In each step of sweet capturing love, a soft voice whispers from behind, watch out love of your heart lives high in the sky reach, flying into blues high and high Hepimizin sevgiye, mutluluğa ihtiyacı var. Şurda burda, tüm enerjimizi vererek kalbimizi avutmaya çalışıyoruz. O, uzun zaman önce kaybettiği sevginin peşinde, öyleki, ne olduğunu bilemiyoruz. Denize, güzelliğe bakıyoruz, gözlerimizi kapayarak dalgaları dinliyoruz, yapışık rüzgarı yüzümüzde hissediyoruz, ayın kokusunu ve tuzun tadını alıyoruz. Her his ve ilişkide, sevgiyi arıyoruz. Tatlı ve esir edici sevginin her adımında arkamızdan yumuşak bir ses fısıldıyor, dikkat et kalbinin aşkı göğün üstünde yaşar maviye dal yüksel ve yüksel BİR AŞK DAHAı BİR AŞK DAHA8/10/2008 ·
|
|||||||
|
|