TuĞçE's profileblue angelPhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    16 May

    Aynalarda kaybolduk

    Biz aşkı karlı dağlarda yaşadık
    Yüreklerimiz de öylesine yaman
    Öylesine uçurumduk
    Yaban güllerin ince dalıydık
    Uzaklar çığ gibi çökerdi omzumuza
    Çaresizlik de kuytularda
    Üşürdük sevgili
    Hasretin cehennem ateşinde

    Güneş sızıntı bile olamadı
    Yolumuzda
    Biz karlı dağlarda yazılıydık
    Yetmeliydik düşlerimize
    Yumduk gözlerimizi
    Gece uykumuzu çaldı
    Hüzzam şarkılarına katıldı sesimiz
    Yıldızlar ağladı
    Yıllar tükendikçe aynalar
    Üşürdük sevgili
    Hasretin cehennem ateşinde

    Biz aşkı karlı dağlarda yaşadık
    İki kardelendik
    Zincire vurmuştuk hayallerimizi
    Kader duvarında
    Engeller karadan kara
    Sevdamız akdan ak
    Umuttan bir mum yaktık
    Ötesine varamadık
    Üşürdük sevgili
    Hasretin cehennem ateşinde

    Biz aşkımıza
    Yürek yüreğe sarıldık
    Gözbebeklerimizde saklandık
    Biz sırdık
    Aynalarda kaybolduk
    Aynalarda kaybolduk

     

    08 May

    Kara Gelinin Düşleri

    /özlemin yanar, yakın mesafelerde/

    Sancıyarak çıkıyorum merdivenlerden; ağır aksak bir düş benimkisi. Gök deliniyor, yağmurlar bir bir üzerime düşüyor. Savunmasızım, her damla yüreğimi ıslatıyor…Ufukta çizgisini kaybetmiş gelin gibi karalar giyiniyorum. Ve toprakla sözleşen düşlerimi yere yığıyorum / düşlerim buz kesiyor…/

    Tabutuma sürme ellerini, ıslak mekanlarda canımı yakıyorum.

    Mırın kırın ediyor güneş, yüreğime doğmamaya yeminli. Bir yıldıza sürüyorum ellerimi; ellerim yar, yüzüne hasret say ki! Karayım baştan sona, galakside hiçbir yıldızın değilim sahibi. Ses vermiyor içime evren, hürriyetimi kuyularda sessizliğe verdim sanki. Gömleğime bulaşmış sevdanın izi, boğuştukça içime nakşediyorum, yarim gölgeni... Hürriyerim de, sesim de, sözüm de yarim, gözlerinde… b/akıyorum, çaresiz/im.

    Cesedime sürme gözlerini, kanımın damarlarımdan çekildiğini hissediyorum.

    Kaçıyor yığınla his, sessizliğe bürünüyor çığlık! Kelepçelerimi sıkıyorlar, bileklerim inciniyor. Avazım çıktığı kadar susuyorum, beni yalnızca korkularım duyuyor. Gözlerime sürülse de kor, yüreğimi kim edebilir kör? Gözlerimi daldırıyorum boşluğa, avuçlarımı dolduruyor hüzünler… Söylesene yarim, sensiz mevsimler hep mi birbirine benzer?

    Yokluğuna alıştırma ruhumu, ızdırabım dağları deler.

    İlkim, sonum ve her baharım… adına /dokunulmaz/ şiirler yazdığım… iklimlerce sevdiceğim, ömrüme binlerce sen serptiğim… Kanattığım dünlerden geriye kalan yokluğun, varlığının habercisidir sonuma. Boz bulanık sulardan yüreğime yansıyanım; içimi senden gayrısına açamadım asla. “Tükettiğim” zaman davacı olur mu benden bilmem ama, “tükendiğim” zamana davacı olamam asla! her "zaman" senden bana bir hatıra!

    Varlığının habercisidir, gözlerime yığılan “öteler”

    Sarmaşığım… Yüreğine dolanıyor mu içimin haberleri? Yakıyor mu göğüne yağan yağmurlar avuçlarını. Aç kollarını, ufuklar sarılsın boynuna… Yüreğini işgale yeltenmesin hiçbir kimse, takipçisiyim düşlerinin…

    Kanayarak iniyorum merdivenlerinden düşlerinin… Gözlerini aldım yanıma /Susmuyorlar/

    Bu karalar, bu gece rengi ne güzel yakışıyor bana!   

    Neydi aradıkları bu iki cocuğun

    Çöle düşen ruhun mu yoksa bedenin mi? Arkandaki kölen mi efendin mi? Gidiyor musun yoksa boynunu bükmüş geri mi dönüyorsun? Kimsin sen kadın? Neden geldiğin yere saflıkla kötülüğün tohumlarını ekiyorsun? Bu ıssız evrende sana köle olmuşlara sırtını dönüp elini kim bilir hangi yalnız taşlara dayayıyorsun ve sonra kaderin çöle dönüşmüş izlerinde kendini hep unutulmuş, hep terk edilmiş, hep kaybolmuş hissediyorsun? Neden kadın? Neden herkese verdiğin hayatı kendinden esirgiyorsun?

    Dahinin Akıl Labirentinde İmkansız Kadını bulmuştu adam

    Evreni oluşturan görünmeyen noktalara dağılmış kadın, kendini yeniden toparlasa ve birleşmeyi başarsa, etrafa yayılmış milyarlarca parçasını yeniden bir araya getirebilse ve Ademden beri alnına yazılmış kara talihini bir gündüz düşünde yok edebilse......neler olurdu kainatta? Ahtı var kadının, Onu ÖZ’den yaratan, sonra da saklamak için binbir parçaya ayıran yaratıcısına, o mükemmel surata biçtiği hüzün için, o mükemmel şekle yüklediği ıstıraplar için ve sayıların sonsuzluğunda kaderini kara büyücü meleklere teslim ettiği için intikamını alacak! Belki bir gündüz düşünde belki yeni doğurduğu çocuğunun henüz öbür dünyanın anılarını taşıyan düşünde..... Bir gün tüm noktalar bir araya geldiğinde rüya bitecek ve kadın uyanacak.

    ? ÖYLE BİRİNİ TANIYORMUSUNUZ ?

    ben ve geclerimiz hep sevecegiz seni..........

    7/5/2008 - ÖYLE BİRİNİ TANIYORMUSUNUZ??

    Kategori: ask

     

     

    Sizi sizin kadar tanıyan biri;

    sizi düşünen, düşünmeyi öğrenmiş,

    sakin, uslu, efendi, oturmayı kalkmayı bilen,

    sevmeden edemediğiniz biri;

    size sizi anlatmayı herşeyden çok seven,

    sizin için çok şey başarmaya hazır biri;

    bazen biraz fazla konuştuğundan yakındığınız ama ne söylediğini

    bildiğinden hep emin olduğunuz,

    sizi tanıdığı kadar kendini ve hayatı tanıyan biri;

    yalnızca eşinize anlatabildiğiniz sırlarınızı anlatmaktaN çekinmediginiz,

    bazen düşüncesine şiddetle ihtiyaç duyduğunuz biri;

    sabahın üçünde "ayıp olur mu" diye endişelenmeden arayabildiğiniz


    ve


    üçüne beşine bakmadan size duymanız gerekenleri söyleyen,

    gecenin o karanlığında kalkıp ışığı yakan,

    masasının başına geçen biri;

    kaleminiz, kağıdınız,

    aynanız, saatiniz, kravatınız olan,

    bazen gölgeniz olan biri;

    ve

    bazen vicdanımız,

    bazen de uykusuz bıraktıgınız için,

    vicdan azabınız olan biri...


    Hayatınız da böyle biri ... var mı ?


    Varsa,kıymetini bilin.