TuĞçE's profileblue angelPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
01 June Sensiz bir son yazmamıştım ben hayallerime...
Ayrilik diye birsey yok. Bu bizim yalanimizAyrilik diye birsey yok. Bu bizim yalanimiz. Sevmek var aslinda,ozlemek var,beklemek var. Simdi nerdesin? Ne yapiyorsun?Gunes coktan dogdu. Uyanmis olmalisin. Saclarini tararken beni hatirladin degil mi? Oyleyse ayrilmadik.
Sadece ozlemliyiz ve bekliyoruz.
Zamani hatirlatan herseyden nefret ediyorum. Once beklemekten. Omur boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.Ikiside kotu,ikisi de hazin tarafi yasantimizin..
Bir cocugun once dogmasini bekliyorlar,sonra yurumesini,konusmasini,buyumesini..
Zaman ilerliyor,bu defa para kazanmasini,kanunlara saygi gostermesini,insanlari sevmesini,aldanmasini,aldatmasini bekliyorlar.
Ve sonra olümü bekleniyor insanoglunun.
Ya O? Ya O? Insanlardan dostluk bekliyor,sevgilisinden sadakat,cocuklarindan saygi ve bir parca huzur bekliyor,saadet bekliyor yasamaktan.Zaman ilerliyor,bir gun oda olumu bekliyor artik. Aradiklarinin cogunu bulamamis,beklediklerinin cogu gelmemis bir insan olarak gocup gidiyor bu dunyadan.Iste yasamak maceramiz bu.
Yasarken beklemek,beklerken yasamak ve yasayip beklerken olmek!
Ozleme bir diyecegim yok.O komur kirintilari arasinda parlayan bir cam parcasi.O nefes alisi sevgimizin,kavusmalarimizin anlami.O tek guzel yonu bekleyislerimizin..
Insanligimiz ozleyislerimizle alimli,yasantimiz ozlemlerle guzel.
Ozlemin buruk bir tadi var,hele seni ozlemenin.Bir kokusu var butun ciceklere degismem. Bir isigi var,bir rengi var seni ozlemenin,anlatilmaz
Verdigin butun acilara dayaniyorsam,seni ozledigim içindir. Beklemenin korkunc zehiri oldürmüyorsa beni,seni ozledigim içindir.
Yasiyorsa;icimde umut varsa,yine seni ozledigim icindir.
Seni bunca ozlemesem;bunca sevemezdim ki!... SEN SÖYLEMESENDE BİLİYORUM
SEN SÖYLEMESENDE BİLİYORUM seziyorumki kaçacaksın Yalvarmam koşamam ama sesini bırak bende Biliyorumki kopacaksın Tutamam saçlarından Ama kokunu bırak bende Anlıyorumki ayrılacaksın Çok yıkkınım yıkılamam Ama rengini bırak bende Duyumsuyorumki yiyeceksin Enbüyük acım olacak Ama ismini bırak bende Ayrısıyorumki unutacaksın Acı kurşun bir okyanus Ama tadını bırak bende Nasıl olsa gideceksin Hakkım yok durdurmaya Ama kendini bırak bende AZİZ NESİN 16 May Aynalarda kayboldukBiz aşkı karlı dağlarda yaşadık
08 May Kara Gelinin Düşleri/özlemin yanar, yakın mesafelerde/ Sancıyarak çıkıyorum merdivenlerden; ağır aksak bir düş benimkisi. Gök deliniyor, yağmurlar bir bir üzerime düşüyor. Savunmasızım, her damla yüreğimi ıslatıyor…Ufukta çizgisini kaybetmiş gelin gibi karalar giyiniyorum. Ve toprakla sözleşen düşlerimi yere yığıyorum / düşlerim buz kesiyor…/ Tabutuma sürme ellerini, ıslak mekanlarda canımı yakıyorum. Mırın kırın ediyor güneş, yüreğime doğmamaya yeminli. Bir yıldıza sürüyorum ellerimi; ellerim yar, yüzüne hasret say ki! Karayım baştan sona, galakside hiçbir yıldızın değilim sahibi. Ses vermiyor içime evren, hürriyetimi kuyularda sessizliğe verdim sanki. Gömleğime bulaşmış sevdanın izi, boğuştukça içime nakşediyorum, yarim gölgeni... Hürriyerim de, sesim de, sözüm de yarim, gözlerinde… b/akıyorum, çaresiz/im. Cesedime sürme gözlerini, kanımın damarlarımdan çekildiğini hissediyorum. Kaçıyor yığınla his, sessizliğe bürünüyor çığlık! Kelepçelerimi sıkıyorlar, bileklerim inciniyor. Avazım çıktığı kadar susuyorum, beni yalnızca korkularım duyuyor. Gözlerime sürülse de kor, yüreğimi kim edebilir kör? Gözlerimi daldırıyorum boşluğa, avuçlarımı dolduruyor hüzünler… Söylesene yarim, sensiz mevsimler hep mi birbirine benzer? Yokluğuna alıştırma ruhumu, ızdırabım dağları deler. İlkim, sonum ve her baharım… adına /dokunulmaz/ şiirler yazdığım… iklimlerce sevdiceğim, ömrüme binlerce sen serptiğim… Kanattığım dünlerden geriye kalan yokluğun, varlığının habercisidir sonuma. Boz bulanık sulardan yüreğime yansıyanım; içimi senden gayrısına açamadım asla. “Tükettiğim” zaman davacı olur mu benden bilmem ama, “tükendiğim” zamana davacı olamam asla! her "zaman" senden bana bir hatıra! Varlığının habercisidir, gözlerime yığılan “öteler” Sarmaşığım… Yüreğine dolanıyor mu içimin haberleri? Yakıyor mu göğüne yağan yağmurlar avuçlarını. Aç kollarını, ufuklar sarılsın boynuna… Yüreğini işgale yeltenmesin hiçbir kimse, takipçisiyim düşlerinin… Kanayarak iniyorum merdivenlerinden düşlerinin… Gözlerini aldım yanıma /Susmuyorlar/ Bu karalar, bu gece rengi ne güzel yakışıyor bana! Neydi aradıkları bu iki cocuğunÇöle düşen ruhun mu yoksa bedenin mi? Arkandaki kölen mi efendin mi? Gidiyor musun yoksa boynunu bükmüş geri mi dönüyorsun? Kimsin sen kadın? Neden geldiğin yere saflıkla kötülüğün tohumlarını ekiyorsun? Bu ıssız evrende sana köle olmuşlara sırtını dönüp elini kim bilir hangi yalnız taşlara dayayıyorsun ve sonra kaderin çöle dönüşmüş izlerinde kendini hep unutulmuş, hep terk edilmiş, hep kaybolmuş hissediyorsun? Neden kadın? Neden herkese verdiğin hayatı kendinden esirgiyorsun? Dahinin Akıl Labirentinde İmkansız Kadını bulmuştu adamEvreni oluşturan görünmeyen noktalara dağılmış kadın, kendini yeniden toparlasa ve birleşmeyi başarsa, etrafa yayılmış milyarlarca parçasını yeniden bir araya getirebilse ve Ademden beri alnına yazılmış kara talihini bir gündüz düşünde yok edebilse......neler olurdu kainatta? Ahtı var kadının, Onu ÖZ’den yaratan, sonra da saklamak için binbir parçaya ayıran yaratıcısına, o mükemmel surata biçtiği hüzün için, o mükemmel şekle yüklediği ıstıraplar için ve sayıların sonsuzluğunda kaderini kara büyücü meleklere teslim ettiği için intikamını alacak! Belki bir gündüz düşünde belki yeni doğurduğu çocuğunun henüz öbür dünyanın anılarını taşıyan düşünde..... Bir gün tüm noktalar bir araya geldiğinde rüya bitecek ve kadın uyanacak. ? ÖYLE BİRİNİ TANIYORMUSUNUZ ?
08 March Sen gelme ben seni beklesem deSen gittin... Yoksun... Herkes bir agizdan bunlari söylüyor... Hala o kizi seviyor, cok mutlular hem onlar zaten evlenecek diyorlar... Cok acimasiz bu insanlar... Seni hic bir zaman sevmedi, sen hep kendini kandirdin Unutmaya calis deyip hepsi teker teker senin gibi terk ediyorlar beni... Bir de giderken senin gibi -üzme kendini- demeyi ihmal etmiyorlar... Kolaymis gibi... Yine ben bana kaliyorum. Belki kimsenin göremedigi icimde, yüregimin bir kösesinde kimseye göstermedigim sana kaliyorum isiksiz gecelerde... Zaten beni terk etmeyen bir tek yani basimdaki hayalin var...
Aylar, yillar hep böyle gecer oldu seni tanidiktan sonra... Yüregine sigamadigim birini beklemekle gecer oldu. Aylar gecerdi... Unutmasamda yoklugunun dokunmadigi günlerim olurken, Birden cikip gelirdin... Sanki hic gitmemis gibi, biraktigimiz yerden yada biraktigin yerden devam ederdik... Ben hic sormazdim sana: aylardir nerde, kiminle, neler yaptigini. Sende anlatmazdin zaten... Unutmaya calistigin gecmisini hatirlatmazdim sana. Sessizlik cökerdi üzerimize... Seni seviyorum derken inanmiyordum ya sana, Hep bu yüzdendi... Yanimdayken bile yok olacagina aglayislarim gelirdi aklima. Benimdin diyemiyordum kimseye, kendime bile... Cünkü gecmisin gölge oluyordu benim sevdama. Benimleydin ama paylasiyordum seni baskalariyla, Herkes yine ayni seyleri söylerdi; Güvenme ona, yine gidecek bak görürsün, yine o kiza dönecek, sende arkalarindan aglarsin derlerdi... Ben sana inanirdim yada inanmak isterdim. Seni savunurdum gitmeyecek, birakmayacak, bu sefer baska derdim. Ama ben bile inanmazdim söylediklerime.... Gülüp gecerlerdi yanimdan, insallah deyip de... Sana anlatirdim söylenenleri... Ayrilmayacagiz ben seni seviyorum derdin, Bunlari söyleyeli bir ay olmadan yine giderdin... Ben yine seninle gezdigim sokaklarda, bize ait yasanmisliklari hatirlamak icin dolanip dururdum.
Simdi yine yoksun. Ben yine seni bekliyorum. Aylar sonra gelir misin bilemem.... Gelsen de ne degisecek ki zaten. Kirlendik demiyorum, Ben ve sana ait olan kalbim hala sana sadik kaldik... Yoklugunu bile kimseyle paylasmadik. Sen bu kirlilikle nasil dönersin bilemem! Bu gidis farkliydi, Kapilari sonuna kadar kapattin giderken. Geri dönmeyecegim diyerek gittin.... Gittin de beni dillere düsürdün... Beni her gören, Seninkini gördük o kizla deyip Ayrildiniz degil mi? diye sorduktan sonra; biliyordum... Ben demistim sana diyorlar... Ben de biliyordum böyle olacagini -diyemiyordum- iste. Benim de unutamadigim, yalan da olsa inanmak istedigim tek gercegim buydu... ilklerimin toplandigi, herkese göre yalan bana göre en büyük ask olarak kaldin hayatimda... Herkesten sakladigim, kendime bile anlatamadigim bir sevda oldun yüregim de... Hergün sana uyaniyordum ama kimse bilmiyordu iste...
Sen yoksun Ben yine ayniyim iste, biraktigin gibi, bulmak istedigin gibi... Ama senin dönmeni beklesem de gelmeni istemiyorum ... Yine sensizligine alistigim günlerdeyim... Yalnizliginla sarmas dolas oldugum günlerdeyim... Sen gelme ben istesem de... Sen gelme ben seni beklesem de... ?Kimseye soramıyorum seni! Kirlenme diye hiç öpmedim ya...Belki başkasını seversin diye, hiç söylemedim sana sevdiğimi... Boğazımda düğümsün! Yutkunsam gideceksin, Yutkunmasam ölürüm!!!20 February AVUÇLARIMDAN SEN DÜŞÜYORSUNSuskun gecelerin mor hüzünlerinde Sensizliğin hırçın kelimeleri doludizgin Dökülür kalemimden Karanlığın yaban kokan havasında ararken seni İstanbul'u ufalıyorum ellerimde Avuçlarımdan sen düşüyorsun
Vapur iskelesinden Kızkulesi'ne kadar uzayan sözlerim ve Esaret kimliğimi yüklediğim kalemimle yazıyorum aşkını Kaldırım diplerinde birikmiş sulara Fırtınlar kopuyor vakitli vakitsiz yüreğimde İstanbul'u ufalıyorum ellerimde Avuçlarımdan sen düşüyorsun
Çok zor senin derdinin arasına sıkıştırmak onca derdi Bir bacağı kırık bir iskemle gibi Ne dengesini bulur,ne de yorgunluğumu savuşturur yaşam Her hatırladığımda gidişini İstanbul'u ufalıyorum ellerimde Avuçlarımdan sen düşüyorsun
MONA ROZAMona Roza, siyah güller, ak güller
Ulur aya karşı kirli çakallar
Açma pencereni perdeleri çek
Zeytin ağaçları söğüt gölgesi
Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ellerin ellerin ve parmakların Zaman ne de çabuk geçiyor Mona Saat onikidir, söndü lambalar Akşamları gelir incir kuşları
Ki, ben, Mona Roza bulurum seni
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza Artık inan bana muhacir kızı Dinle ve kabul et itirafımı Yağmurlardan sonra büyürmüş başak Meyvalar sabırla olgunlaşırmış Altın bilezikler, o kokulu ten Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne Mona Roza, siyah güller, ak güller
Sezai KARAKOÇ
sEVmEk iÇiN GeÇ ÖlmEk iÇiN ErKeN!!!akşamın acı su karanlığı içinden soğuk kadife teması yalnızlığın şuh bir kahkaha balkonun birinden gizli işareti midir bir başlangıcın sevmek için geç ölmek için erken başbaşa çay elele yürümek derken boğaz vapurları mı iskele sancak telefonda kaybolmak sesini beklerken insan insanı yeniler doğrudur ancak sevmek için geç ölmek için erken içimdeki gökkuşağı besbelli neden bulutların içinden kuşlar yağıyor bir şiire başlarsın birini bitirmeden hiç kimse gözlerine inanamıyor sevmek için geç ölmek için erken sevmek sevildiğini bile farketmeden yaklaştıkça ölüm soğuk bir yağmur gibi sevmek zehir zemberek ve yürekten gecikerek de olsa vuruşur gibi sevmek için geç ölmek için erken Attila İLHAN DuDaĞıNa İLK YaLaNı BeN KaZıDıMdudağıma ilk yalanı sen kazıdın
sırılsıklam yağmur altında çamura bulandım yalan bir öpücükle kızıl kana bulandı tüm aşkım dalgın suskun küskün sözcüklere sevdaya baktım ayrılıkla kolkola uzaklarda hangisi sevda hangisi ayrılık bilinmez sonbaharın yaprakları caddeleri süslerken bir sokak kedisi çöplükten çaldığı yiyecekle yüreğime bir pençe attı yalanlar dökülüverdi pencerelerden çığlığıma bir yıldız kaydı gökyüzünde ay göz kırptı ben dünyadan ayrıldım ayın dudağına yalanı ilk ben kazıdım
Geri Gelen MektupRuhu mu ateş yoksa o gözler mi alevden Gün senden ışık alsa da bir renge bürünse Ey sen ki kül ettin beni olmaz yakışınla İçimdeki azgın devi rüzgarlara attım Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin 10 February HÜKÜM GİYDİM AYRILIKTAN
KALBİMİ YERİNDEN SÖKMEYİ DENE
ı KALBİMİ YERİNDEN SÖKMEYİ DENE
ağladığımı görme sakınBakma nemli gözlerime! Bir iç çekiş görürsün o zaman... Pişmanlık değil o süzülen yaşlar. Belki de bir hüzün Ya da sensizliğin denizinde Sevgisizliğinin diplerindeki benim işte onlar... Çağlıyor sensizliğin en acımasız şelalesi. Düşüyorum o vakit Parçalanmış hislerimle en derine... Sonra Boğuluyorum gözyaşlarımın akıntısında, Tutunamadan bir dala Alıp atıyor beni sonsuzluğa... Sonsuzluk da sen oluyorsun, Sonra Dolduramıyor o an göz yaşlarım boşluğu, Büyüyor giderek yalnızlığım... Sensizlik yanı başımda kapılmış oluyor akıntıya, Sürüklüyor o zaman beni Çaresizliğe çaresizce... Gözlerim yaşla dolu Ama boş bakıyor aynı senin gibi. Hüzünlerim boş bir noktaya dalmış Seni göremez oluyor aniden... Ne bir çaresizlik bu ağlama Ne de bir güçsüzlük bu! Sensizliğe de ağlamıyorum aslında! Belki de sadece karşılıksız sevgime. Bakma o yüzden gözlerime Ve sakın ağladığımı görme!.... |
|||||||||||
|
|